случать / случи́ть
çift haline koymak, eşleştirmek
FIIL
NSV
General
случать
Süregelen, Tekrarlanan eylem
У вас, случаем, нет аспирина?
Acaba biraz aspirininiz var mı?
Смерть Тома была несчастным случаем.
Tom'un ölümü bir kazaydı.
То была вечеринка по случаю его дня рождения.
O, onun doğum gününü kutlamak için bir partiydi.
Я навсегда запомню этот случай.
Bu olayı ebediyen hatırlayacağım.
Отойди на всякий случай подальше.
Her ihtimale karşı az daha öteye çekil.
Возьмите с собой зонтик на случай, если пойдёт дождь.
Yağmur yağma ihtimaline karşın yanınıza şemsiye alın.
C2 - Uzman