наступать / наступить
üzerine basılmak, vaktinde gelmek, vaktinde varmak, başlanmak, başlamak, saldırmak, ilerlemek
FIIL
NSV
General
наступать
Süregelen, Tekrarlanan eylem
Наступает сезон муссонов.
Muson mevsimi geliyor.
На нас наступают.
Saldırı altındayız.
Посему, вот наступают дни, говорит Господь, когда уже не будут говорить: «жив Господь, Который вывел сынов Израилевых из земли Египетской», но: «жив Господь, Который вывел и Который привёл племя дома Израилева из земли северной и из всех земель, куда Я изгнал их», и будут жить на земле своей.
“Artık insanların, ‘İsrail halkını Mısır'dan çıkaran RAB'bin varlığı hakkı için’ demeyecekleri günler geliyor” diyor RAB. “Bunun yerine, ‘İsrail soyunu kuzey ülkesinden ve sürdüğü bütün öbür ülkelerden geri getiren RAB'bin varlığı hakkı için’ diyecekler. Böylece kendi topraklarında yaşayacaklar.”
Весь этот мир - суета сует, а смерть наступает внезапно.
Dünya fâni, ölüm ani.
Не наступайте собаке на хвост.
Bir köpeğin kuyruğunun üstüne basmayın.