до
yöne, uzaklığa, önce, kadar
DIğER
General
Не могли бы Вы мне сказать, как дойти до вокзала?
İstasyona nasıl gideceğimi lütfen bana söyleyebilir misiniz?
До свидания!
Hoşça kalın.
Мы можем опоздать на следующий автобус, но в любом случае мы будем там до полуночи.
Bir sonraki otobüsü kaçırabiliriz, ancak her halükarda geceyarısına kadar orada oluruz.
До скольки открыт магазин?
Dükkân ne zamana kadar açık?
Он пришёл сюда до полудня.
O buraya öğleden önce geldi.
Этот ребёнок умеет считать до двадцати.
O çocuk yirmiye kadar sayabilir.
A1 - Temel
до
yöne, uzaklığa, önce, kadar
приводить
getir; yönlendir; sonuç; azalt; kanıt göster; alıntı; liste (Fiil)
готовить
pişirmek (Fiil)
General
General kategorisi